Paris Anlaşması Nedir?

Tesis Yöneticileri için hazırladığım bu blog sitesinde öncelikli olarak eğer dikkat ettiyseniz kavramlara öncelik veriyorum. Eğer baştan kavramları iyi anlarsak daha sonra ki yazacağım iç görüleri ve değerlendirmeleri daha iyi anlayabilir ve işinizi yaparken inisiyatif alarak daha hızlı ve doğru sonuçlara ulaşabilirsiniz. Paris Anlaşması da açıklamak istediği kavramlardan ya da başka bir değişle konulardan birisidir. Paris anlaşması neden yapıldı? Paris anlaşması gelecekte dünyamızı nasıl etkileyecek? Paris anlaşması neden önemli? Paris anlaşmasına kaç ülke katıldı? Paris anlaşmasına katılan ülkeler neler yapacak? Ve bizim odak konumuz olan tesisler ve Tesislerin Yönetimi, Paris anlaşmasından nasıl etkilenecek? Gördüğünüz gibi Paris anlaşması dünyayı, ülkeleri, şirketleri ve kişileri kapsayan bir süreç ve dolayısıyla yönetim süreçlerimize vizyon kazandırmak için bilinmesi gereken önemli detaylar bulunmaktadır.

Paris Anlaşması Nedir?

Paris Anlaşması, iklim değişikliği konusunda yasal olarak bağlayıcı bir uluslararası anlaşmadır . 12 Aralık 2015 tarihinde Paris’te COP 21’de 196 katılımcı tarafından kabul edilmiş ve 4 Kasım 2016’da yürürlüğe girmiştir.

Paris Anlaşmasının amacı, küresel ısınmayı sanayi öncesi seviyelere kıyasla 2’nin çok altında, tercihen 1,5 santigrat derece ile sınırlamaktır .

Paris Anlaşması ile kabul edilen uzun vadeli sıcaklık hedefine ulaşmak için ülkeler, bu yüzyılın ortasına kadar iklim için nötr bir dünyaya ulaşmak amacıyla mümkün olan en kısa sürede sera gazı emisyonlarını azaltmayı  hedefliyor .

Paris Anlaşması, çok taraflı iklim değişikliği sürecinde bağlayıcı bir dönüm noktasıdır.  Çünkü ilk kez bir anlaşma, tüm ülkeleri iklim değişikliğiyle mücadele etmek ve etkilerine uyum sağlamak amacıyla bir takım iddialı çabalar üstlenerek ortak bir davada buluşturuyor.

Paris Anlaşması Süreci Nasıl İşliyor?

Paris Anlaşması’nın uygulanması, bilime dayalı olarak ekonomik ve sosyal dönüşümü gerektirir. Paris Anlaşması , ülkeler tarafından yürütülen ve giderek daha iddialı olan iklim eylemlerinin 5 yıllık bir döngüsü üzerinde çalışıyor. 2020 yılına kadar ülkeler, ulusal olarak belirlenmiş katkılar (NDC’ler) olarak bilinen iklim eylemi planlarını  sunarlar.

Ulusal Olarak Belirlenmiş Katkılar (NDC)

Ülkeler, NDC’lerinde, (Nationally Determined Contributions) Paris Anlaşması‘nın hedeflerine ulaşmak için Sera Gazı emisyonlarını azaltmak için atacakları önlemleri açıklıyor ve artan sıcaklıkların etkilerine uyum sağlamak için direnç oluşturmak için atacakları eylemleri de iletiyorlar . 

Uzun vadeli hedefe yönelik çabaları daha iyi bir çerçeveye oturtmak için Paris Anlaşması, ülkeleri 2020 uzun vadeli düşük sera gazı emisyonu geliştirme stratejilerini (LT-LEDS) formüle etmeye ve sunmaya davet ediyor.

LT-LEDS , NDC’lere uzun vadeli ufuk sağlar . NDC’lerin aksine zorunlu değildirler. Yine de, NDC’leri ülkelerin uzun vadeli planlama ve kalkınma öncelikleri bağlamına yerleştirerek gelecekteki kalkınma için bir vizyon ve yön sağlarlar.

Paris Anlaşması İle Ülkeler Birbirini Nasıl Destekliyor?

Paris Anlaşması,  ihtiyacı olan ülkelere mali, teknik ve kapasite geliştirme desteği için bir çerçeve sağlar . 

Finansman

Paris Anlaşması, gelişmiş ülkelerin daha az donanımlı ve daha savunmasız ülkelere mali yardım sağlamada başı çekmesi gerektiğini ve ilk defa diğer tarafların gönüllü katkılarını teşvik etmesi gerektiğini yeniden teyit ediyor. Küresel ısınmayı azaltmak için,  emisyonları önemli ölçüde azaltmak için büyük ölçekli yatırımlar gerektiğinden dolayı iklim finansmanına ihtiyaç var. Değişen iklimin olumsuz etkilerine uyum sağlamak ve etkilerini azaltmak için önemli finansal kaynaklara ihtiyaç duyulduğundan, iklim finansmanı uyum son derece önemlidir .

Teknoloji

Paris Anlaşması, hem iklim değişikliğine karşı dayanıklılığı artırmak hem de sera gazı emisyonlarını azaltmak için teknoloji geliştirme ve transferini tam olarak gerçekleştirme vizyonundan bahsediyor. İyi işleyen Teknoloji Mekanizmasına kapsamlı rehberlik sağlamak için bir teknoloji çerçevesi oluşturur . Mekanizma, politika ve uygulama kolları aracılığıyla teknoloji geliştirme ve transferini hızlandırıyor.

Kapasite geliştirme

Gelişmekte olan ülkelerin tümü, iklim değişikliğinin getirdiği birçok zorlukla başa çıkmak için yeterli kapasiteye sahip değil. Sonuç olarak, Paris Anlaşması , gelişmekte olan ülkeler için iklimle ilgili kapasite geliştirmeye büyük önem veriyor ve tüm gelişmiş ülkelerden, gelişmekte olan ülkelerde kapasite geliştirme eylemleri için desteği artırmalarını talep ediyor.

Paris Anlaşması Sonrası İlerleme Nasıl İzleniyor?

Paris Anlaşması ile ülkeler, gelişmiş bir şeffaflık çerçevesi (ETF) oluşturdu . ETF kapsamında, 2024’ten başlayarak ülkeler, iklim değişikliği azaltma, uyum önlemleri ve sağlanan destek konularında alınan önlemler ve ilerlemeler hakkında şeffaf bir şekilde rapor verecek. Ayrıca sunulan raporların gözden geçirilmesi için uluslararası prosedürler sağlanacaktır. 

ETF aracılığıyla toplanan bilgiler, uzun vadeli iklim hedeflerine yönelik toplu ilerlemeyi değerlendirecek olan Küresel stok alımını besleyecektir  .

Bu, ülkelere bir sonraki turda daha iddialı planlar belirlemeleri için tavsiyelerde bulunulmasına yol açacaktır.

Paris Anlaşması İle Şimdiye Kadar Neler Başarıldı?

Paris Anlaşması’nın hedeflerine ulaşmak için, iklim değişikliği eyleminin büyük ölçüde artırılması gerekmesine rağmen, yürürlüğe girmesinden bu yana geçen yıllar içinde zaten düşük karbonlu çözümleri ve yeni pazarları ateşledi . Giderek daha fazla ülke, bölge, şehir ve şirket karbon nötr hedefler belirlemektedir. Sıfır karbon çözümleri , emisyonların% 25’ini temsil eden ekonomik sektörler arasında rekabetçi hale geliyor. Bu eğilim en çok enerji ve ulaşım sektörlerinde belirgindir ve erken başlayanlar için birçok yeni iş fırsatı yaratmıştır.

2030’a kadar sıfır karbonlu çözümler , küresel emisyonların% 70’inden fazlasını temsil eden sektörlerde rekabetçi olabilir .

Paris Anlaşmasının Tesis Yönetimi İle İlgisi Nedir?

Aslında Paris Anlaşması her ne kadar ülkeler, bölgeler, şehirler için geliştirilmiş olsa da. Düşük karbonlu ekonomiye geçiş için ekonomik sektörlerin daha şimdiden %25 sürecini başlattı. Dolayısıyla esasında tesisler, ulaşım ve enerji sektöründen sonra en fazla atmosfere karbon salan ekonomik varlıklar. Eğer tesislerin küresel ısınmayı önleyecek faaliyetleri olmazsa, ülkelerin, bölgelerin ve hatta şehirlerin hedefledikleri düşük karbon ekonomisi hayata geçmesi son derece güçtür. Artık şirketler sadece ürün, marka, pazar, ciro ve karlılık gibi konularda değil sürdürülebilirlik konularında ve özellikle çevresel sürdürülebilirlik konularında da rekabet içinde. Eğer kurumunuz gelecekte rekabete hazır olmasını istiyorsanız şimdiden çevresel sürdürülebilirlik planları ve hedefleri yapmalısınız. İşte bu noktada Paris Anlaşması ve sonucunda sağladığı yasal regülasyonlar, kurallar ve kanunlar (her ülke kendi kanununu ortak hedef için belirliyor) sonucunda bir takım kısıtlamalar uygularken aynı zamanda desteklerde sunmaktadır. Biz Tesis Yöneticileri olarak kısıtlamalara özen gösterirken sağlanan destekleri ise gözden kaçırmadan süreci yönetmemiz son derece önemlidir. Dolayısı ile iyi bir Tesis Yöneticisi sürdürülebilirlik ile ilgili yerel ve küresel uygulamaları yakından takip ederek mevcut tesislerinde en iyi ve uygun şartlarda uygulamak zorundadır.

One thought on “Paris Anlaşması Nedir?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: